Talipli Köyü´ne Hoşgeldiniz !
  ilimiz
 

 GiRESUN 




gelinkayasi
   


                                                       İLİMİZ GİRESUN

Giresun
İlin konumu
Giresun ili konumu
Bilgiler
Coğrafi Bölge: Doğu Karadeniz Bölgesi
Yüzölçümü: 6,934 (km²)
Nüfus (2007) 523.876
Plaka kodu: 28
Telefon kodu: 00 454
 
İnternet Sitesi http://www.giresun.gov.tr
 











































FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZIN ANAVATANI

Yeşille mavinin kucaklaştığı, anadolumuzun kuzey doğusunda inci bir şehir… GİRESUN, 6934 kilometrekarelik yüzölçümü ile ülkemizin binde 8.5 ini kapsayan Giresun ilimizde en son yapılan nüfus sayımına göre toplam 533.390 kişi yaşamaktadır.
Şehrin Kuruluş tarihi M.Ö. 350 yıllarına dayandıran kaynaklar vardır. Kuruluşundan bu güne İskitler, Miletoslular, Persler, Kapadokyalılar, Romalılar, Bizanslar, Selçuklar ve Osmanlılar gibi bir çok ulus bu topraklarda yaşamış ve bıraktıkları yüzlerce tarihi eser renkli ve zengin geçmişimize ışık tutmaktadır.
Kirazın anavatanı, fındığın başkenti olarak bilinen Giresun özellikle yayla turizmi anlayışının gelişmesiyle birlikte Kümbet, Bektaş, Yavuz Kemal Sisdağı, Paşakonağı gibi yaylalarıyla gündeme gelmiştir.
Şehirleşmenin getirdiği bir takım faktörlerin insanoğlunu bunalttığı, deniz-güneş turizminden bıkmış kitlelerin, bir kaçış mekanı olan yaylalarımız, temiz havasının yanında; konuklarımızın göz zevkine hitap edecek şekilde yeşilin her tonuyla adeta bir doğa harikasıdır. Özellikle yaz sıcağına dayanamayan ve serin bir yaz tatili geçirmek isteyen tüm konuklarımız için; Koçkayası Yayla Tatil Köyü projesi tamamlanmış ve işletme aşamasına gelmiş bulunmaktadır.
İklim özellikleri ve doğal bitki örtüsü bakımından Giresun’un Kuzey ve Güney kısımları farklılık göstermektedir. Şehir ekonomisi başta fındık olmak üzere diğer tarımsal ürünlere dayanmaktadır. Üretilen fındığın önemli bir bölümü ilimizde işlenip paketlendikten sonra; Avrupa ülkeleri başta olmak üzere; bir çok ülkeye ihraç edilmektedir.
Giresun halkımız ; çalışkanlığı, dinamizmi ve konukseverliği ile sahip olduğu eşsiz tarihi, turistik, kültürel ve doğal güzellikleri dünyanın her yerinden gelecek konuklarla paylaşmaya hazırdır.
Fakülteleri, Yüksek okulları ve hemen her düzey ve her branşta kamu ve özel okullarıyla Giresun; eğitimde hak ettiği noktaya yaklaşmış ve bu konudaki çalışmalarımız Giresun üniversitesinin kurulması çabalarıyla birlikte artarak devam etmektedir. Giresun üniversitesinin ilimizde yaşama geçirilmesini, eğitime ve sosyal yaşama yapacağı katkı şüphesiz çok büyük olacaktır. Kuşkusuz kurulacak üniversite İlimizi eğitim ve kültür şehrine dönüştürecektir.
Ekonomik durgunluk döneminde bile; üretimden vazgeçmeyen başta Fındık İşleme Tesisleri olmak üzere, diğer sektörde bulunan birçok KOBİ, hala ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir. İlimizde yatırım yapmak isteyen özellikle Rusya başta olmak üzere diğer ülkelere ihracatı hedefleyen firmalar için  Giresun Limanı ve Yeni Karadeniz Sahil Yolu Projesi ileriye dönük bir avantaj olarak görülmektedir. Fındık ve yan ürünler başta olmak üzere, ahududu, böğürtlen, çilek, sebze seracılığı gibi konularda yüksek bir potansiyel mevcuttur.
Giresun İli olarak sahip bulunduğumuz yüzlerce doğal ve tarihi güzelliği dünyanın her yerinden konuklarla paylaşmak üzere ziyaretçileri; elimizdeki ekonomik potansiyeli üretime ve ülke ekonomisine kazandırmak için yerli-yabancı işadamlarını ilimize bekliyoruz.
Giresunumuzun bu güzelliklerini bizlerle paylaşmanız dileğiyle Saygı ve Sevgilerimizi sunuyoruz.



Gedikkaya´dan bir görünüş

İsim
Ege kıyısında yaşayan Miletlierin MÖ 7. yüzyılda Karadeniz kıyısında kurduğu Yunan kolonilerinden birisi olup kent adı başta Anabasis olmak üzere pek çok antik kaynakta kayıtlıdır. Romalı general Lucullus'un antik Kerasus kentinden İtalya'ya kiraz meyvesini getirdiği için bu meyvanın adını Giresun'dan aldığı söylencesinin [1] yanlış olduğu daha Lucullus'un seyahatinden daha eski Latince kaynaklarda eski kaynaklar da ispatlanmıştır. Kentin adı Yunanca boynuz anlamına gelen keras (Κερασο) kelimesi olup kelimenin boynuz formu anlamında da kullanıldığı ispatlanmıştır [2]. Yunanca kaynaklarda kent adı Kerasunta (Κερασούντα) formunda geçmektedir. [3]

 Coğrafya
Dağlar]
Doğu Karadeniz Dağları'nın orta kesimleri il sınırları içerisinde yer almakta olup Giresun Dağları adıyla bilinir ve yer yer 2.000 m yüksekliğe ulaşırlar. Derin vadilerle parçalanmış Giresun Dğları üzerinde eski buzuların açığı topoğrafik formların yanısıra buzul göllerine de rastlanmaktadır. İl sınırlarında yeralan önemli yükseltiler şunlardır [4]: Abbas Musa Dağı (3.331 m), Gavur Dağı (3.248 m), Küçükkor Dağı(3.044 m), Cankurtaran Dağı(3. 278 m)

Akarsular
Kuzey Anadolu Dağları’nın kaynaklanan pek çok akarsu ili güneyden kuzeye geçerek Karadeniz'e dökülmektedir. Aksu Deresi, Yağlıdere Deresi ve Harşit (Doğankent) Çayı ile Pazarsuyu bu nehirlerin önemlileridir. Ayrıca İlin güney kesiminden doğu-batı doğrultusunda geçen Kelkit Irmağı’da bu tür bir vadide akmaktadır.

Göller
İl sınrıları içerisinde öenmli bir göl olmamakla birlikte Karagöl Dağı üzerinde küçük buzul göllerine rastlanmaktadır.

Bitki Örtüsü
İlin kuzeyi ile güneyi arasındaki iklim farkı, yağış miktarının güneye doğru azalması doğal bitki örtüsünün yapısını da aynı ölçüde etkilemektedir.Giresun ve çevresi zengin tarım alanlarına sahiptir. Kelkit Vadisi ile kollarının civarı bozkır görünümünde olmasına karşın kıyı ile dağlar arasında kalan kesimi ormanlarla kaplıdır.

Yaylalar
Genellikle Kargöl Dağlarının batısında yeralan önemli yaylalar şunlardır [5]: Kulakkaya, Tamzara, Tamdere, Karagöl, Sağrak, Kümbet, Bektaş, Sisdağı

Tarihi [

Antik Çağ
Yunan kolonizasyonu öncesinde bölgede Anadolu'nun yerli halklarının varlığı bilinmekte olup Hitit kaynaklarında "Kaşka" adyla geçen kendir ziraati yapan savaşçı bir halkın bahsi geçmektedir. MÖ 7. yüzyılda Miletli kolonistler tarafından kurulan kent merkezinin çevresi sonradan Laz oalrak anılacak Kolh halkına ait köyler bulunmaktadır [6]. MÖ 6. yüzyılda Pers krallığı'nın’in eline geçen bölge, daha sonra Kapadokya ve Makedonya krallıklarının yönetiminde kalmış, Pontus Krallığı'nın kurulmasınınardından tüm Karadeniz bölgesi gibi Mithridat hanedanı tarafından yönetildikten sonra, Roma İmparatorlu'ğunun Anadolu'yu işgal etmesini sağlayan Zela savaşında Mithridates yenilince MS. 1. yüzyıldan 13. yüzyılda Trabzon İmparatorluğu'nun kuruluşuna dek Roma yönetiminde kalmıştır.

Roma
Pontus Devletinin yıkılıp Roma hakimiyetinin başlamasından sonra Giresun yöresinin diğer yerli halkları süratle kimliklerini kaybederek tarih sahnesinden çekildi. Ancak bunların aksine Canlar Roma ve hatta Bizans döneminde bile kimliklerini kaybetmediler. Roma döneminde Giresun Karadeniz'in oldukça önemli bir şehri durumundaydı. Bu dönemde şehir kendi adına para basma yetkisine sahip olacak kadar gelişmişti.

Trabzon İmparatorluğu
Antik Trapezus (Bk), Sinop’lu kolonistler tarafından MÖ 756 yılında kurulan, doğudaki en eski Yunan kolonilerinden biri-sidir.
Antik Trabzon hakkında en eski ve de-taylı bilgiyi MÖ 401 yılında Onbinler olarak anılan paralı askerlerin arasında bulunan Yunanlı yazar Xenophon’un, Anabasis adlı eserinden almaktayız.
Modern Trabzon’un çevresindeki illere bir göz atınca ister istemez antik Trape-zus’la aynı yerleşim alanı olup olmadığı so-rusuna cevap aranmaktadır:
Antik Kotyora, modern Ordu’yla, Kerasunda, Giresun’la, Argyropolis, Gümüşhane ile farklı alanlarda gelişmişlerdir. Acaba Palaia Tra-pezous (Eski Trabzon) denilen ve bugünkü Rize sahilinde Furtuna Deresi’yle, Hakorda Deresi boyunca 2 km. uzunluğundaki alan-da yer alan alan Ksenophon’un, Trapezus di-ye tanımladığı yermidir? Rus ordusu 1. Dünya savaşında 5 Mart 1916’da bu bölgeye çıkarma yapmış ve yaşayanları Megreli (Lazcanın Megrelceyle benzerliğin-den dolayı) olarak tanımlamıştır CBF 370.

Osmanlı
Osmanlı döneminde Giresun

Merak ediyor musunuz? Şu an yaşadığımız Giresun Osmanlı döneminde nasıldı?
İşte size kısa da olsa cevabı:

Osmanlı idaresi altında Giresun bir liman şehri olarak gelişme gösterdi. Bu dönem boyunca zaman zaman bazı önemli olaylarla karşı karşıya kaldı. XVI. yüzyılın sonlarına doğru görülen eşkıyalık hareketleri Giresun ve yöresini de etkisi altına aldı.
Daha bu yüzyılın başlarında Giresun'un Çepniler'le meskûn dağ köylerinin bir kısım halkı Safevî propagandasının tesiriyle İran'a kaçmıştı.
Yüzyılın son çeyreğinde ise Pazarsuyu kazasında toplanan otuz kadar medreseli (suhte) etrafta eşkıyalıkta bulunarak Giresun'da pek çok yeri basıp yağmalamışlar ve bunlar has voyvodası Zünnün'un yöreden topladığı il erleri vasıtasıyla 1574 yazında bertaraf edilmişlerdi. 1586 ve 1587'de şehirde muhafız olarak bulunan yeniçeriler bazı karışıklıklar çıkardılar. 1594'te bu eşkıyalık hareketleri had safhaya ulaştı, yöreden 200 hâne "terk-i vatan" etti. XVII. yüzyıl başlarındaki bu tür sıkıntılar ve Celâlî gruplarının faaliyetleri halkın merkeze başvurmasına yol açtı. Ordu bölgesinden Hacı Şamlu, Giresun Kalesi'ni kuşatmış, bu tehlike Seyyid Mehmed Paşa'nın gayretiyle atlatılmıştı.
1634'te ise Kazaklar, Giresun yöresini yağmaladı. Evliya Çelebi, Kazaklar'ın, Giresun karşısındaki adaya kayıklarını saklayarak saldırdıklarını belirtir. 1683'teki Viyana Seferi için 300 er gönderen Giresun, XVIII. yüzyılın ikinci yarısına doğru bölgede etkili olan âyanın mücadelesine sahne oldu.
1756'da Canik muhassılı olan Süleyman Paşa ve kardeşi Ali Bey, 12.000 kadar kuvvetle şehri basıp yağmaladılar. Kaleye kapanan halk, yirmi üç gün süren kuşatmadan oldukça etkilendi. Bu sırada şehir yakıldı, mallar gemilerle Samsun'a taşındı. Söz konusu tahribatın izleri kolay kapatılamadı.
Hemen ardından devlet tarafından takibata uğrayan idam mahkûmu iki âyan, kaleye sığındı ve kendilerini kuşatan Canikli Ali Bey'e altmış gün kadar direndikten sonra ele geçirildi. 1789'da başlayan savaş dolayısıyla, Soğucak ve Anapa taraflarına gitmekle görevlendirilen bölge âyanı arasında Giresun yöresindekiler de vardı.
Bu dönemde şehirde dizdar Lâçinoğlu Hacı Mustafa nüfuz tesis etmişti. XIX. yüzyılın ilk çeyreğindeki Tuzcuoğulları İsyanı, Giresun'un da içinde bulunduğu bölgeyi etkiledi. Bunlara katılan Laçinoğulları, 1816'da Giresun'a tam olarak hâkim oldular.
II. Mahmud'un gönderdiği iki fırkateyn ile bir korvet Giresun önlerine gelerek yeniden kontrolü sağladı. Şehir, asıl önemli olayları, Milli Mücadele döneminde yaşadı. İşgale uğramamasına karşılık Ruslar'ın Trabzon'u alıp Harşıt'a kadar ilerlemesi, şehirde büyük endişeye yol açtı. Yörede Pontus Rum Devleti kurmaya yönelik hareketler, Rum çetelerinin faaliyetleri ve bunlara karşı direniş, pek çok karışıklığa sebep oldu. Direnişi örgütleyen belediye reisi Topal Osman Ağa önemli faaliyetlerde bulundu. Giresun askerlik şubesi başkanı ve Türk dili, kültürü hakkında yazıları olan Hüseyin Avni Bey de bu mücadelede rol oynadı.
Cumhuriyet döneminde vilayet merkezi haline getirilen (1923), Giresun'un Rum nüfusu, Lozan Antlaşması sonrasında yapılan mübadele ile burayı terketti.

Cumhuriyet
GİRESUN TARİHİ        (CUMHURİYETTEN SONRA)
Giresun Merkez, Tirebolu ve Görele ilçeleri ile bunlara bağlı Bulancak, Keşap ve Espiye bucaklarından ibaret olan Giresun 1933 yılında Şebinkarahisar ilinin kaldırılması ile Şebinkarahisar Merkezi ve Alucra ilçeleri Giresun iline bağlanmıştır. 1942 yılında Bulancak, 1945 yılında Keşap, 1957 yılında Espiye, l958 yılında Dereli, 1960 yılında Eynesil, 1987 yılında Piraziz ve Yağlıdere, 1990 yılında Çanakçı, Güce, Doğankent ve Çamoluk ilçelerinin kurulması ile ilçe sayısı 15 olmuştur.
Giresun ilinin 2000 yılındaki nüfusu 523.819, yıllık nüfus artışı ise %o4.7’dir. İle bağlı bulunan 15 ilçeden Bulancak ilçesi 59.841 nüfusu ile en fazla nüfusa , Doğankent ilçesi ise 7.477 nüfusu ile en az nüfusa sahip olan ilçelerdir. İlin yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan ilçesi %o32.4 ile Çamoluk iken en az olan ilçesi %o-24 ile Yağlıdere’dir.
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen bir kilometrekaraye düşen kişi sayısı, İl genelinde 77 ve il merkezinde 380’dir

 
  Sitemizi 4 ziyaretçi (30 klik) ziyaret etti..!
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=